*Duvar
Aniden uyandım. Saate baktım. Gece yarısını çoktan geçmiş. Duvara asılı olan fotoğraf, odaya vuran sokak lambalarının ışıklarıyla belli oluyordu. Uzun uzun baktım. Fotoğrafı bir çok defa atmak istedim ama ne zaman atmaya kalkışsam yapamıyordum. En fazla yerinden çıkarıyor ters çevirip masanın üzerine bırakıyordum. Çok geçmeden tekrar yerine asıyordum. İnsan bir çırpıda geçmişini silemiyor ki. Belki de silmek istemiyordum. Bilmiyorum. Fotoğrafa iyice dalıp gitmiştim ki birden alt katta oturanların bağırışıyla irkildim. Kavga ediyorlar. Aslında kanıksamıştık artık bu durumu. Aynı anda konuşuyorlar avazı çıktığı kadar bağırıyorlardı. Sesler bi duruyor bi yükseliyordu. Ellerine ne geçerse birbirlerine atıyorlardı galiba. Sonra hızlıca kapıya vurmaya başladı biri. Hem vuruyor hem "yeter artık bıktık sizden" diye bağırıyordu. Bu karşı dairede oturan Adem amcanın sesi. Adam kapıyı açıp sanane diye bağırmaya başladı. Ortalık iyice kızışmıştı. Bütün apartman uyandı. Acaba Mahir abi...